yalan söyledim ! acemice.... gitmek istemiyorum bu şehirden ! gitmek istemiyorum senden ! gider gibi yapmalıyım.., sen, dur demelisin... yerim yanınken... nerelere gidiyim.. _?!_ ...
hani....,herşey yansın, bitsin, tükensin istersin yaa...aslında tek istediğin saydam hayallerinin gerçek olmasıyken..,sonra sükutu hayal.e uğrayınca öfken birleşir heves kırıklıklarınla,dersin ki her yer sus pus olsun,...
tuz bastım !kabuk bağlattım acılarıma,sonrasında,incineceğimi hiç düşünmeden,tekrar yaralayabilmek için kendimi..._!_ ataşında söneyim küllenip serpilen sularınla _?_
yıkılıyorum....,ama öyle yavaş yavaş ve içten değil,çürümedim daha !sadece sıfırlanana kadar herşeyi bitiriyorum,önce değer verdiklerimden başladım, sonra da kendimden...bitirecek birşeyim kalmayana kadar,ve artık bitiyorum... !
GençlİĞİnİn cazibesini taŞır bir pelerin gibi üstündeO ne güzelliktir, yarıŞır kendisiyleKötü söz söyletmez, atılır yoksa da yanındaNe hoŞ sevgili olurdunSükut-u hayal kırıklıĞımda
Soğuk buz denizlerinin hüsranı,Gök hanlarının hoyratlığı sinmiş bezginliklereFahişeler çarmıha gerilirkenŞuh kahkahaları yükselirmiş bataklıklarındaAteşler yansa, şehri yaksaKurtulamazmış pisliklerinden insanoğluBir veba gibi karaFarelerce kemirilmiş düşüncelerYolunu bulur yine...
küçüktü yankısı yüreğinde haykırşının..gittiği yerlerde yürüyor yollarlayanında yoldaştır iki kahveli şekerpencerelerinden süzülenler ışık değilkaranlıklarını aydınlatan sevgilinin busesiymiş de,dolunay dolduğu vakit karanlıklara dönermiş ...kaç para ederdi...
sert ve alaycı uslübunun ardındaince işlenmiş espirileri,törpülenmemiş keskin zekasını gösteriyordu.......kader bu kadar acımasız olmasaydı....zaman, ya bende çok hızlı ilerliyorsun ya da onda çok yavaş....
sensizlik haneme bir çizik daha atıyorum...hayatı sıfırladım, sildim, baştan başlıyorum...bugün çok yürüdüm, ...yoruldum...nicedir yürüyorum, ...galiba büyüyorum !baba himayesinde gezen bir evlat iken duymuştum;"-bu ayaklar şimdiden...
çocukluğumdan kalma bir hatıradır...dikenli dalların arkasında gizlenen tadönce ekşiliği gelir diline lakinyedikçe tatlılığı yerleşir lezzetine...ilk kez dönmek istedim çocukluğumaonca seneden sonrayediğim ilk böğürtlenleşımartılmak istedim...ve sevilmekama...
kalabalığa karıştı "herkes" gibi olmak için... olamıyordu, mutlaka göze batıyordu başı önde eğik yürüyenler, onu görünce dikleşir, yakalarını düzeltir, saçlarını dağıtır, yada yürüşlerini kırıtıklaştırırlardı dikkat çekme uğraşlarında her hareketi lüzümsuz bulur, bazen dayanamaz, komik çabaları kadın-erkek farketmeksizin kahkahayla...
soğuk, puslu, gri bir gün evinden uzakta......uzaklara gidiyor arada yollar, arada mesafeler nerelerde, neler yaptı kaç gündür bilmeden ilerliyor, bilmediği yerlere iki tatlı söze kanacak kadar çocuk, iki tatlı söze...
ağırca, sessiz, telaşsız ölümü sevdim, acelesi olmadan sindire sindire ölümü sevdim, tüm ağırlığınca vurgun ölümü sevdim, sessizce, sensizce ! ölümü sevdim, huzura erecekmişçesine ölümü sevdim, seni her görüşümde her düşündüğümde her ayrılışta ölümü sevdirdin, ölümü, sevdim sana...
dün gece, hiç tanımadığım bir erkeğe, sırf sana benziyor diye usulca sokulup, merhaba dedim........
kadın demek; yat demek, kalk demek, sevişmek, üremek, itaat ettirmek, hizmet istemek, kontrol etmek, silmek, çizmek ....................... değildir ! marifet; O'nu, Fethedebilmektir
dokunamam; ruhuna özüne bedenine lanetli günahlar döndürür başımı gelemem; yanına sana aşkına gücüm yetmez mücadele edemem yenilirim; arzularıma tutkularıma günahlarıma seninle olamıyor, sensiz de yapamıyorken senden uzaklarda, yaşayamam; Yarım Sevdaları Yarim